7 Ekim 2012 Pazar

Kulaklık Alacaklara

Açıkçası son dönemde, özellikle D&R mağazalarında, çok pahalı kulaklıklar görüyoruz. Ben bunlara karşı değilim ama ne kadar özel bir iş çıkardıklarını merak ediyorum. Bir de diğer konu, nasıl bir şeye ihtiyacımız var biliyor muyuz? Nerede kullanıcaz? Hangi özellikleri bizim için ön planda?

Öncelikle kulaklığın tek başına bir şey ifade etmediğini, mp3 çalarımızında güzel olması gerektiğini bilmemiz gerek. Ne kadar profesyönel cihazınız varsa, o kadar iyi ses kalitesi alırsınız. Pekala bir diğer gerçek, mp3 formatı zaten ses dosyalarını ufalta ufalta öyle çöp gibi bırakıyor ki, davulun kick sesleri ve bass'lar yok oluyor. Boyutu azaltmak için pes seslerin hamurunu biraz daha açıyor, yok ediyor. Soyutluyor. Ben burada "profesyönel" derken iPod'ları övdüğümü zannetmeyin. Tamam güzel aletler ama demek istediğim sesi size olduğu gibi veren cihazlardan bahsediyorum. Pekala aramızda pek öyle mesleki işler için mp3 kullanan yoktur sanırım, bu yüzden konuya devam edeyim.

 PowerBeat güzel bir ürün ama birazcık fazla pahalı.

Öncelikle kulaklık da, kulağın içine giren modellerle başlayalım. Üstteki resimde gördüğünüz gibi, bu tip kulaklıkların kulakla temas eden kısmında bir silikon vardır. Bu kulak deliğinizi tamamen tıkar ve dışarıdan gelecek seslerle ilişkinizi keser. Bu tamamen sağlıklı bir durumdur. Şöyle düşünün ototbüste gidiyorsunuz ve otobüs tıklım tıklım. Bu sizin dışarıdan aldığınız 30 desibel gürültü demek. Eğer siz bu gürültünün üstüne bir 50 desibel daha alırsanız duyma bozuklukları başverir. Kulak deliğini tıkayan kulaklık, dışarıdan alacağınız seslerle kulağınızın arasına girerek sizi o 30 desibellik gürültünün çoğundan sizi kurtarır.

İşi şöyle aktarıyım, bir insan 80 desibellik bir gürültü duyarsa duyma bozuklukları yaşar. Bir insan 120 desibeli duyduğu gibi sağır olur. Önemli olan şeylerden biri kulak sağlığımız. Bu yüzden kulaklık seçerken kulağımızı tıkayan yada çevreleyen ürünler kullanmalıyız. Çünkü dışarıdaki sesle kulaklıktan gelen ses birleşince gerçek bir gürültüye dönüşüyor. Dışarıdan gelen ses ne kadar fazlaysa sizde müziği duymak için mp3 çalarınızın sesini o kadar açarsınız ve 80 desibele yaklaşırsınız.

Powerbeat'in yukarıdaki ürünü fena değil. Bu sağlık tarifine uyuyor ama fazla profesyönel bir ürün ve mp3 çalarımızda da bu kadarını bize ileticek bir ses formatı taşımadığımızdan buna gerek yok. Tabii taşıyanı vardır, bilemem.

Bu tip kulaklıklar kulağı tamamen kapatmadığı için sağlıksız.

Şöyle bir durum var, son dönemde retro tasarımlarıyla çokça sevilmiş bir model var. Bende çok beğeniyorum bunları. Bahsettiğim bu fotografta gördüğünüz, yarım daire ile başın üzerinden geçen modeller. Bunların o daireleri tabii ki çok önemli değil, kulaklık çok kulağınızdan fırlayıp gidiyorsa bunlardan alabilirsiniz tabii yada çantanızda bir yer varsa buna ayıracağınız, alınabilinir. Benim demek istediğim fotograftaki gibi kulağı tam kapatamayan düz cihazlar. Dışarıdan gelen ses ve bundan gelen ses birleşip, başınızı ağrıtacaktır. Bu tarz dairesel modellerde, kulağın tamamını içine alan biraz daha iri modeller daha sağlıklı. Evet, belki biraz kaba durabilir ama hem müzik zevkiniz hemde sağlığınız için daha güzel.

Marshall kulaklıklar, hem sağlıklı hem profesyönel hem de vintage tasarımlarıyla çok şık. 

 Kulağın tamamını içine alan model derken, bu fotograftaki Marshall gibilerden bahsediyorumdur. Reklam yaptığım sanılmasın, müzik böyle kulaklıkta dinlenir. Aslında müzik, müzik için inşa edilmiş güzel bir mekanda canlı dinlenir ama imkanlar dahilinde, ruhumuzu bununlada besleyebiliriz.


Spor kulaklıklarıda fena sayılmaz.

Bir diğer modellerde, koşu bandında zaman harcayanlar için üretilen spor modeller. Piyasamızda ne yazıktır, bu modellerden pek fazla yok. Philips'in buna benzer bir modeli var ve 25 TL civarı bir paraya satılıyor. Ben uzun süre kullandım ve çok profesyönel bir iş aramayanlar için gayet ideal. Bunun yanında kulaklık çerçevesinin silikon olduğunu ve kulağı sürtünmeden dolayı yara yapmadığını belirteyim. Burada tek sorun kulağı normalden küçük olanların kulağına oturmuyor bu ürünler. Eğer kulaklarınız ufacıksa bu ürüne bulaşmayın.

Kısaca bazı bilgilerimi ve deneyimlerimi paylaştım. Umarım yararlı olur. Ben böyle konularda biraz ince düşünüyorum. Kıl müşteriyim yada ürün tasarımcısı olmamla ilgili bir mesele sanırım. Tabii her zaman kaliteye bakmıyoruz, cebimizdeki para da önemli. Bir ürünün en iyi olmasına gerek yok, verdiğimiz paranın karşılığını versin yeter isteriz genellikle. En azından ben böyle düşünüyorum. Bu yüzden PowerBeat almayın. 20 ile 60 TL arasındaki kulaklıklar bizlere yeterde artar.

1 yorum:

  1. Kulaklık seçiminde verdiğiniz bilgiler iin çok teşekkürler. Buypasa.com 'dan istediğim kulaklığı alabilirim.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...