10 Kasım 2012 Cumartesi

Sebzeler ve Müzik

Evet biliyorum, bu yazdığım iki şey ancak çöl ve kutup ayısı kadar alakalı ama Viyanalı 11 müzisyen bu işe bir alaka bulmayı başarmışlar. Bahsettiğim olay sebzelere şekil vererek enstruman yaratan bir orkestra. Kendilerine Sebze Orkestrası (The Vegetable Orchestra) adını veren bu müzisyenler, bildiğimiz müzik aletlerinden sıkılmışlar ve keşfedilecek çok şeyin olduğunu ekliyorlar. "Geleneksel müzik aletlerinin çıkardıkları sesleri zaten biliyoruz. Hepimiz o seslere aşinayız. Aynı enstrumanın aynı sesiyle farklı parçalar duyuyoruz. Ancak bir sebzenin nasıl birses çıkarabileceğini bilmiyoruz, deneyerek buluyoruz"...


Orkestra yaptıkları müziğe "Sebze Tarzı" diyor. Grup bu güne kadar dünyanın her köşesinde konser vermiş. 2000 yılından bu yana turluyorlar. Tek amaçları "yaratıcılığın sınırının olmadığı"nı göstermek.

Kuruluş hikayeleride bu kadar acayipliğin yanında çokta farklı değil. Üyelerden ikisi pazarda gezerken eline bir havuç alıyor ve diğerine "neden bunlarla müzik yapmıyoruz?" diye soruyor. Pazar alışverişini eve taşıyorlar ve sebzelere bakarak nasıl şeyler ortaya çıkarabileceklerini düşünüyorlar. Tabii sebzeler çürüdüklerinden durmadan yenisini yapmak zorunda kalıyorlar. Mesela bir salatalık 13 dakikada bir müzik aletine dönüşürken, bir domates yarım saati buluyor. Hiç dokunmadan kullandıkları sebzelerde var tabii.


Tabii bu enstruman yapımı ve aynı sesi tekrar elde etme işlemi biraz zahmetli oluyor. Yeni seslere uygun yeni şarkılar yazıyorlar. Demek istediğim çoğu müzisyenden çok daha ağır çalışıyorlar ama pek şikayet etmiyorlar. Ayrıca ben eminim, en sağlıklı müzisyenler bu gruptandır.

 Dünyada her şeyin bir amacı var galiba. Biraz yaratıcılık olunca şu dünyayı baştan yaratmak hiç zor değil. İşte sanatçıların farkıda burada zaten. Bizim gördüğümüze muhteşem bir şey katıyorlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...