16 Mart 2012 Cuma

Turizm

Kuzey Avrupaya hiç gittiniz mi bilmiyorum. Oralarda güneş biraz çıksın herkes tshirt giyiyor. Güneşe o kadar hasretler. Hep yağmur. Mesela Norveç'te bir yağmur başlar, bir ay yağmur yağıyor, ağır yağmur. Bir eve kapanma durumu var. Depresyon tabii. Bir de onlara özel bir şey var. Sırtınızı şehre dönün kocaman, sonsuz bir doğa. Öyle büyük bir görsel şölen ki Monk by the Sea tablosunda gördüğümüz o hissiyatı yaşıyorsunuz. Evren, doğa öyle büyük bir şey ki, ne kadar da ufağız, çaresiziz.


Caspar David Friedrich - Monk by the Sea

Halbuki insanlar varolma derdinde, hep bir koşuşturmaca. Kendini kanıtlama, para kazanma, sınıf atlama yada mevkii atlama... Bütün resme bakınca, varolmak tek başına mucize gibi bir şey. Sanırım doğayı bilmiyoruz. Evrenin farkında değiliz.


İzlanda

İzlanda'da nüfus az. Doğanın içine kurulmuş hacmi büyük, özkütlesi küçük bir ülke. Bana eskiden çok hüzünlü gelirdi. Kuzey Avrupanın yalnızlığı ve hüznü. Bir tane canım var neden mutlu olmayım değil mi?! 

Geçenlerde D&R mağazasında gezerken bir şarkı çalıyor. Ben mest olmuş bir şekilde hemen gidiyorum, kim bu diye soruyorum. Sanatçının adı Lana Del Rey. İşte o şarkıda (Born To Die) ben İzlandayı düşündüm. O büyük yalnızlığı hissettim. İçime kötü bir his düştü. Sonra gitti o his. 

Eve döndüm, o şarkıyı dinledim, tekrar dinledim. Sonra bana aynı hissi veren o Kuzeyliler geldi aklıma. Hemen Björk açtım, Homogenic albümünü. O tam olarak İzlandaydı. 


Björk - Joga

Björk, Homogenic albümünde öyle özgün bir iş yapmıştı ki, sevenleri için müzelik bir işti. Bir yıl sonra ise Madonna'nın Ray of Light albümünü dinledik. Hani o Frozen, Power of Goodbye ve Nothing Really Matter gibi şarkıların olduğu. Madonna'nın çok ötesinde, çoğu müzisyenin çok ötesinde çok kaliteli bir iş. Madonna'nın en kişisel işi ve müzik yazarlarının çoğuna göre en iyi albümü. 


Madonna - Nothing Really Matter

Looking at my life
It's very clear to me
I lived so selfishly
I was the only one

I realize
That nobody wins
Someting is ending
And something begins

Şarkı, Madonna'nın Amerika'da ki en düşük liste başarısıydı ama Finlandiya, İzlanda ve Kanada gibi ülkelerde ilk 10'a girme başarısını göstermişti. 

Tabii Lana Del Rey'in klibini görünce ve albümünü dinleyince umduğumu bulamadım. Sesi bana inanılmaz derecede Nina Persson gibi tınlıyordu. The Cardigans'ın solisti. Onların 1998 çıkışlı Gran Turismo albümleri vardır. İsveçli bir grup. Grup üyeleri diyor ki "Bu albüm insaların dünyadaki yerlerini aramaları hakkında, bu yüzden albümün ismi tam olarak bunu karşılıyor. İnsanlar bunu aradıkları için bu dünyada hep turisttirler."


İşte bu turist olma durumu, içsel yolculuk, hep hüzünlü ve ağır geliyordu ya artık öyle gelmiyor. Ben, bu albümleri bu şarkıları dinledikten 15 yıl sonra hallettim belki de bazı şeyleri. Belki bu yüzden hüzünlü gelmiyor bu Kuzey Avrupa şarkıları...

Özgün'e ithafen

1 yorum:

  1. Tardu,hayatimda gördugum en özel ruha ve kalbe sahip insansin.Sakin bunu kaybetme.Bu yaziyi yolda yaziyorum,kusura bakma hatalar icin.
    Sarkilarin her birini bu kadar icsellestirmen,hikayelestirmen cok guzel.Bana hep hislerini anlattigindan sarkilarla,muziklerle,kliplere ilgili cok yabanci degilim.
    Hüzünün de ayri bir guzelligi var.Onunla da barismak gerek yazdigin gibi.Yoksa mukemmel anlarin degeri zor anlasilir.Yine de diliyorum ki en uzun yolculugun icinde en ufak huzun tasimaz ve yalnizca sarkilarda,yorumlarda var olur.
    Tum bu cabalarinin seni cok basarili yapacagindan suphem yok.Her zaman arkanda ve yaninda oldugu,paylasimlarimizi hatirla.
    Hayatin boyunca bir cok insan taniyacaksin. Bazilarini seveceksin,bazilarini sevmeyeceksin. Ama onlarin hepsinin seni sevecegine eminim. O kadar da özel yerin benim icin. Sana karsi objektif olmak zor :)
    Basarilarinin devamini dilerim.
    Askla kal,

    Özgün

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...