29 Mart 2012 Perşembe

Klavsen ve Piano

Pianoyu hepimiz biliriz. İtalyancada yavaş anlamına gelir. İşin acayip tarafı icadı için 1700'lü yılları beklememiz gerekti. Halbuki hep vardı gibi değil mi? Müzik kadar eski sanki piano. Ancak öyle değil. Pianonun öncesinde onun yapımına ilham veren klavsen adlı bir çalgı var. Görüntü olarak pianonun aynısı gibi dursa da, ton olarak pek yakın sayılmaz.

 Klavsen

Resimden gördüğünüz üzere, dış görünüş olarak pek farklı değil pianodan. Pekala Barok döneminde çok ön planda olan bir çalgı ama gerçekten ses olarak etkileyicilikten uzak. Lakin bir virtüözün yapabileceklerini düşününce, piano henüz yokken ellerindeki tek çare bu.

Hatta pianonun icadına kadar olan eserlerin çoğunun orjinalinde piano yok, daha sonradan eklenmiş veya bu şekilde baştan düzenlenmiş. Hatta Haydn ve Mozart'ın ilk dönem eserleri hep bu enstruman üzerinden gitmiş.

Sene 1700'lere geldiğinde ise İtalyan Bartolommeo Cristofori, Floransada icadediyor. Pekala çalışma prensipleri biraz farklıdır pianonun. Klavsen, telleri çekerek ses çıkarır. Pianoda ise çekiçler tellere vurur ve bir ses ortaya çıkar. Bu yüzden piano çalan için tuşlu bir çalgı olmakla beraber, prensip olarak vurmalı bir çalgıdır.

 Avustralyalı pianist David Helfgott, çocukluk yıllarında...

Peki çalışma prensibinin değişimi ne gibi bir katkı yaptı da, bu enstruman bu kadar öne çıktı? Öncelikle şunu bilmek gerek, pianonun sesi daha tok ve uzayabilecek türden bir çalgı. Klavsen, sesleri uzatmaz, tutar ve yeterli tonu size vermez. Bunun yanında Pianoda tuşe olayı daha güzel. Tuşe, tuşlara basma stresinize göre çıkan sesin değişimidir. Bu pianoda daha belirgin. Sert vurursanız daha agresif sesler çıkarabilirsiniz. Bu klavsende daha az. Birde üstte göremediğiniz ama esasen pianodan bildiğiniz pedallar bu enstrumanda yok.

Beethoven gibi üstadlar, kendi düşüncelerinide söyleyerek, enstrumanın gelişmeni sağlamışlar. Klasik müziğin zirve yılları da zaten 1700'lü yıllarla başlıyor ve 1900'lü yılında bu işin endüstrileşmesiyle geriye çekiliyor. İşte bu 200 yılda yaşayan en büyük üstadlar, fikirleriyle ve istekleriyle bu enstrumanın en olgun haline erişmesini sağlıyor.

Biz genelde, sevdiğimiz sanatçılardan etkileniriz ve onun şarkıları hangi enstrumanla çalınıyorsa ona yöneliriz. Bu genellikle gitar oldur. Lakin bu adamlar pianoyu bir yerde görüp de etkilenmemişler. Bir enstruman icat olmuş ve bir sürü besteci o enstrumanı en üst seviyeye taşımak için emek vermiş. İşte böyle özel bir çalgıdır piano...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...