10 Mayıs 2012 Perşembe

Çarşı İzni

Çarşı izinleri asker için kutsal bir mesele. Acemilik bitiyor sonrasında ise şafak saymak sinir bozucu olduğundan haftasonlarını saymaya başlıyorsunuz. Çarşıya çıksak, bir kahvaltı etsek güzel olur, hatta bir balık yesek süper olur diye düşünüyorsunuz. Malum birlikteki yemekler hep benzer şeyler olunca sıkıyor adamı. Nefes almak gibi bir şey çarşı izni bizim için. Bir de çarşı izniniz kitlenmesin diye o dakik davranışlarımız, üstünde bozuk para zıplatacak kadar titiz yaptığımız yatağımız hep bize hatıra olacak.Öyle önemli bir şey çarşı izni.

Çarşı sonrası da var tabii. İzin bitiyor ve saat akşamüstü 5 olunca birliğe dönüş yapmanız gerekiyor. Dolmuşlara gidiyorsunuz bir sıra var karşınızda. Hepsi asker olan bir sürü delikanlı sıra bekliyor. 20'şer 20'şer biniyorsunuz dolmuşa ve birliğinize dönüyorsunuz. Dönerken camı açıyorsunuz, rüzgar içeri doluyor serinliyorsunuz.

İşte orada ufak ufak çalan müzik size yeterli gelmiyor. Arkadan biri bağırıyor "Ses ver kaptan! Bir haftadır müzik dinlemiyorum...". Şöför radyonun sesini köklüyor, rüzgarda yüzünüze vururken sıradaki parça Ahmet Kaya'dan geliyor...

Yağmur yağar ıslanırsın vay aman 
Güneş doğar kurumazsın vay aman 
Ay ışığı de durursun vay aman 
Yakamozsun sen 

Sessiz sessiz ağlar gibisin vay aman
Güneş doğdu gidecekmisin vay aman
Bırak ay gitsin sen kal bu gece vay aman 
 Umudumsun sen 

Şarkı güzel ama askerde olunca başka anlamlar yüklüyorsunuz şarkıya, acaba pusuya giden bir PKK militanı için mi yazdı diye. Sonra etrafınıza bakıyorsunuz çıt çıkarmadan dinliyor insanlar, bunu farkediyorsunuz. İçinizden düşmana küfrediyorsunuz, yine de şarkı ağzınıza dolanıyor. Müzik dinlemenin, güzel bir şarkı dinlemenin hazzı ve biraz da kafa karışıklığıyla birliğinize katılıyorsunuz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...