12 Şubat 2012 Pazar

Çingene Star: Tarık Mengüç!

Çingene kültürü her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de çok biliniyor. Esasında çok geçmişleri bilinmez çingeneliğin, Hindistan merkezlidir. Çoğu insan Roman kelimesinden onları Romanyalı falan sanıyor heralde.

Konuya dönelim, bizim ülkemizde de çingene merkezli çok sanatçı var ama bunların çoğu meyhanelerde çürüyor veya yeteneğini ortaya çıkarabilen biri pek yok. Tarık Mengüç ise gerçekten yetenekli ve geldiği yeri hiç de reddetmeyen bir imajla çıktı piyasaya.


2. albümünde Mengüç'ten özgün bir çalışma görüyoruz.

Tarık Mengüç'ün geçmişinden sözedeyim. Kendisi bildiğin çingene. Kendi ırkı gibi müzik/dans olaylarına kültüründen gelen bir yatkınlığı var. Aslında bazı sanatçılara yazdığı şarkılarını vererek başlıyor serüveni. Ufak tefek böyle deneyimlerinden sonra, Şahin Özer'in yaratıcı düşüncesiyle sahnelere çıkıyor.

Şahin Özer zaten kendisi de uzun zamandır Çingenelerin tarzında bir pop star çıkarmak istediğini söylüyordu. Tarık Mengüç'te tam adamı Şakşuka şarkısıyla -ki kendi şarkısıdır- çıkıverdi.


Şakşuka acayip bir hit oldu. Tarık Mengüç televizyonlara çıktı. Arkasında dans ekibi vardı. Aynı ekibi hep yanında taşıyordu -ki zaten sorulunca söyleyecekti- ekibinin tamamı yakın akrabalarından oluşuyordu. Bir de o sarı saçları boyaydı ama onu öne taşıyordu. Dönemin Galatasaray'lı topçusu Abel Xavier'e benzeten oldu.


Gerçekten de Portekizli topçuya fazlasıyla benziyordu. Sadece ona değil,ünlü Hintli model Satya Oblet'e de çok benzetiliyordu ki, zaten Mengüç'e de yakışıyordu bu model. Yani hareket doğru güzel.


Bu fotografta Oblet'ten. Pekala benzerlik normal. Benim dikkatimi çekense bu evli çocuklu adamın televizyona çıktığında acayip derecede mutavazı havasıydı. Adam çok iyi bir tip. "Kardeşlerimle çıktık buraya, dansımızı yapıyoruz, Allah'a şükür kazanıyoruz da..." gibisinden tavırları vardı.

Mengüç'ün çıkmasına sevinmiştim. Kibariye, klasik çingene divasıydı, Mengüç ise çingenelerin sokakta vatandaşla buluşma noktasıydı. Şimdiye kadarki tüm çingeneler sanatçıların hedef kitlesi yine kendi gibi çingeneler ve alt kültür vatandaştı. Tarık Mengüç de hedef kitle tam olarak olmasa da bir Tarkan'dan farklı değildi...

İlk albümünden 2. bir şarkıya daha klip çekti Mengüç, o da kötü değildi ama Şakşuka gibi adından söz ettirmedi. Peki daha sonra n'oldu anlatayım...

İşte o yazının başındaki albüm çalışmasıyla çıktı Mengüç. Karaip Korsanlarındaki Jack Sparrow figürü gibi giyinmiş olan Mengüç abimiz acayip danslarını sahil ve küçük bir inde, mağarada yapıyordu. İlkinde ilginç bulunan sarı saçları bu sefer baya uzamıştı ve tuhaf, maskeli balodan çıkmış gibi bir hal almıştı.


Klibin ilerleyen saniyelerinde Kapoera dediğimiz bir çeşit dövüş/dans karışımı figürleri sergiliyordu akrabaları. Bir kaşım havada olacakları şaşkınlıkla izliyordum. Sonra bir baktım...


...yalnız değillermiş. Bir sürü tip hepsi rengarenk giyinmiş mağarada kopuyorlar. In Da Club dedikleri bu olsa gerek! Tabii bununla da kalsa iyi...



...Scream filminde ki maskeden takmış kızlar çingene dansı yapıyor, kendilerinden geçiyorlardı.

Daha sonra Mengüç'ü uzun süre unuttum ben. Gerek duymadım hatırlamaya. Daha sonraları ise acayip bir şekilde tekrar karşıma çıktı bu adam...


Bu gördüğünüz program Esra Ceyhan'ın programı. En sağdaki 2 vatandaş da meşhur Uçan Adam Sabri ve Siyah giymiş koşturan tip de Mengüç. İşte Tarık Mengüç burada Uçan Adam Sabri'den, Sabri uçmaya başlayınca "Annecim annecim!" diyerek annesinin eteğinin altına saklanan oğlan çocuğu gibi kaçıyor. Benim Mengüç'ü son gördüğüm an budur.

Çok özel işler yapmasa da Mengüç, Ciguli'den iyidir. Ben severdim Mengüç'ü. Boynu bükük duruşunu severdim. Umarım tekrar güzel bir çıkış yapar da hem kendi hem de arkasında dans eden akrabaları para kazanırlar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...